29 Nisan 2009 Çarşamba

Ülkemiz arıcılığının gelişmesi adına yapılması gereken en önemli şeylerden biride bence suni tohumlama işi ama ben daha çok benim gibi suni tohumlama olamadan amatör anlamda ana arı üretimindeki safhada ana arının kalitesini belirleyen birkaç veriden bahsedeceğim. Ana arı gelişim evresini bilgimiz gibi yaklaşık 16 günde tamamlar. Bu gün sayısını kısaltan faktörlerden birisi arıların veya bizlerin 2-3 günlük larva ile yaptığımız ana arı memeleridir. 2-3 günlükken kullanılan larvalar hem erken çıkıyor ki "bu sanırım arıcılar tarafından istenen bir gelişmedir" ancak  yapılan araştırmalar gösteriyorki 1 günlük larvalardan yetiştirilen ana arılarda 3 günlük larvalardan yetiştirilen ana arılardan %30 ile 50 arasında değişen oranlarda spermetozoa tespit edilmiş. Bu nedemek oluyor peki dersek bu şu demek oluyorki verimli ve kaliteli bir ana için küçücük kurtçuk şeklindeki larvaları kullanacağız.Burdaki rakamsal tespit 3 günlük üzerine ama yapılan araştırmalar 2-3 larvalardan üretilen analar ile günlük larvalardan üretilen analara göre daha ufak, ovarial sayısının daha az, sperm kesenin çapının ve hacminin daha küçük olduğu tespit edilmiştir. Birde yetiştirici kolonimizin yeterince bal stoğu yavrusu ve polen olaması lazımki beslenen analar verimli ve sağlıklı olsun. Ayrıca varroaya karşıda her ihtimale karşı gardımızı sağlam almamız gerekiyor. Burdaki bir diğer önemli hususta erkek arı faktörü; erkek arıda 24 günde ergin arı 14 günde de cinsi erginliğe ulaştığı hesaplanırsa toplam 40 günde erkek arının yetiştiği anl.aşılır. Birde bunun üzerine bir kraliçe arının uygun tohomlama için yaklaşık 10-12 erkekle çiftleştiği varsayılırsa bunun hiçde hafife alınamayacak bir iş olduğu anlaşılır. Bu arada birde ananın çiftleşme uçuşuna çıkış zamanı varki oda 6. ila 10 gün arası oluyor bunuda takvime eklemek lazım. Buna mukabil 15 günden yaşlı anaların dokularının elastikiyeti azaldığından daha az sperm depoladıkları tespit edilmiştir.  Ben açıkçası bazı bloglardan takip ettiğim kadarıyla bu konuda bayağı hızlı giden arkadaşlarımın olduğunu görüyorum. Bunuda nasıl yapıyolar nasıl yetiştiriyorlar  doğrusu pek aklım almıyor. Kesinlikle yanlış anlaşılmasın sadece zamanı nasıl yetiştirdiklerini çözemedimki bu senede kış bayağı uzun sürdü ilaveten sıcak iklim kuşağında bile yağmur, soğuk hiç eksik olmadı. Geçen sene 27 nisanda boy atan ayçiçekleri şuan topraktan çıkma savaşı veriyor.

28 Nisan 2009 Salı

SEZONA RAMAK KALA

Bu gunlerde ana arida ne yapacagini sasirdi her yere yumurta atar oldu araya orulen erkek gozlere ana yumurta atmis ve ben yerim zanetmis ama yemem kesip temizledim oda hakli aslinda zaman oturupta keyif catma zamani degil ee erkekte lazim ama biz ilede bal istiyoruz tabi erkek bal toplamiyor, iki katli olan kuluckalik onumuzdeki bal doneminin basinda 1. kata daraltilacak malum 45 gun sonra calisacak tarlaci lazim degil ne diye yetistirelim onca isciyi sonra kovanda ekonomi kriz olur issizlik orani artar bizde bunun onlemini onceden alacagiz onumuzdeki gunlerde tum kolonilere daha fazla bal yapmalari icin anayi 1. kata haps edecegiz .
cok praktik ve kucuk bir kayit defteri her kovan kaydini kucuk bir cep defterinde toplamak mumkun .








25 Nisan 2009 Cumartesi

ANA ARI ÜRETMEK


Yaklaşık 4-5 gündür ana arı üretme işimizi sağlama almak için transfer tekniğini kullanıyoruz.Dikkatsizliğimiz ve sabırsız davranışlarımız işimizi aksatır gibi olsada artık mesafe almaya başladık.Salı ve çarşamba transferlerinde 18 ana transferi tuttu.Bugün kontrol ettiğimiz perşembe transferinde sonuç harikaydı.İki tansfer kovanında toplam tutan ana memesi sayısı 39 du.Bugün yine transferler yaptık.Ancak bugün yaptığımız transferlerde daha fazla bir sayıya ulaşabileceğimden kuşkum yok diyebilirim.Bu hafta içi 57 transferi tutturduk.Herhalde bugünkü ve yarınki transferlerle bu sayı 100 ü geçecektir.Amacımız 200 tane ana arı memesini tutturmak.Ne yapacaksın bu kadar ana memesi ile diye sorarsanız bende ana arı memesi satacağım.Ana arı üretip satacak alt yapım yokki.Ancak kovanlarımızdaki gelişmelerle önce anaları değiştirmek.Sonrada tek çıtalı üretebildiğimiz kadar arılı kovan üreterek arı sayamızı artırmak istiyoruz.3-4 yıldan beri yaşadığımız kurak ve kışları ılık mevsim normalin üstünde arı kaybı yaşamamıza sebeb oldu.Kışın arıları akdeniz sahil kesimine indirmektense yaylaya koymayı yeğlerdim.Çünkü:Soğuk yerde arı salkım oluşturup hareketsiz kaldığından dolayı bahara kayıpsız çıkıyor.Önümüzdeki yıl arıları kışlatmak üzere yaylayamı götürsem ?
Bu yıl zaman zaman soğuk mevsimsel anlarda yaşıyoruz.Geçen haftaki kontrollerimde yavru çürüğüne yakalanmış kovanı bulmuştum.Bu kovanın arılarını hemen başka bir kovan ve yeni çerçevelere aktarmış,yavru çürüğü olan petek şerbetlik ve örtü bezlerini yakmıştım.Kovanın içinide gaste kağıdı ile iyice yakarak dezenfekte etmiştim.Bugün yine az gelişen kovanlardan birinde aynı olaya rasladım.Yine yavru çürüğü.Hemen yeni kovan getirildi.Önce bir ateş yakıldı.Eski kovanın içindeki tüm petek ve örtü bezi hemen yakıldı.Arılara başka kovanlardan alınan ballı ve kapalı yavrulu petek takviyesi yapıldı.Ayrıca güçlü kovanlardan yeni örülmüş 2 çıta petek koyuldu.Şerbetlik koyularak invert şerbet verildi.Akşam üstü eve gelmeden yapılan kontrol sonucu kovan düzeninin mükemmele yakın işlemeye başladığı tesbit edildi.Arıları kovana polen ve nektar akışına başladılar.Yarında yumurta atarak ana arıda görevini sürdürecektir.Arılığımızda genel olarak durum iyi gözüküyor.Hemen bir bal süzme çadırı yapacağız.Malzeme olarak 2 ye 2 lik profil demir,demir menteşeleri ve pencere teli kullanacağız.Çünkü Akdenizde çadır kullanma şansımız olmuyor.Sıcak içinde bal süzerken bizi fırınlıyor.Bende Hayati İnal icadı pencere teli ve profil demir malzeme kullanarak çadırımı kuracağım.Resimlerle size havadar çadırımızdan görüntüler sunmak isteriz.Tabiki nasip olursa...Yarın yine arılıkdayız.Farklı haber ve resimlerle olmak dileğiyle hoşça kalın...
Arıcı 07-Antalya
Arıcı 07-Toroslarda
Hayati İNAL

25 nisan 2009 cumartesi

video




mart ve nisan ayında
10 çıta arı olurmu olmazmı
tartışıyorduk
arıcı hakan kardeşimiz
beni arılığa götrdü
video çektim
olurmu olmazmı yorum sizin

blog adresi

www.aricihakan.blogspot.com/


http://aricihakan.blogspot.com/

OSAMANLI VE ARICILIK

Fatih Sultan Mehmet

153 yılında istanbulu zapt edince
bütün şairler Padişaha methiyeler yazıp büyük fethi kutluyorlardı
fatihte herbirine bol bol ihsanlarda bulunuyordu
hünkar büyük ihsan ve iltifatı
anadoludan istenbula bal satmaya gelen genç saz şairine verdi

A Devletlü hğnkarımız sabahınız hayır olsun
yediğin bal ile kaymak güzergahın çayır olsun....


osmanlının arıya ve üreticiye verdiği değer inanılmaz
o zamanlar çifçiye
üretime ne kadar değer veriliyormuş ortada


O ZAMANKİ AYNI DUYARLILIĞI
şimdiki yoneticilerimizden de bekliyoruz

24 Nisan 2009 Cuma

2009 TESPİTLERİ

bilindiği üzere
2 tip arıcılık var
1-sabit arıcılık
2-gezginci arıcılık

burada ana üreticilerini ayrı kategoriye koyuyorum
onlar arıcılığın başka bir dalına giriyorlar

sabıt arıcılıkta arıcı
ortamı çok iyi çözmelidir
çok iyi bilmelidir
sabit arıcılıkta zaman kısa ortam azdır
bu nedenle ona göre hareket adilmelidir
sabit arıcılıkta bölgemizdeki durum şudur

kestaneden önce
*************
herşeyden once
sonbahar bakımı iyi yapılmış arı
mart ayına güçlü çıkmalıdır
arı iyi değil havalar iyi gitmedi işi
arıcının kendini kandırmasından başka bir şey değil
biz gördükki mart 15 de 8 çıta ile kıştan çıkan arıcılarmız var
bunlar arılarına iyi bakan 2 kat kışlatan iyi kışlatan arıcılar
arı güçlü çıkamadı ise
sorun arıda değil arıcıdadır
kabahati arıcı kendinde arasın
sorgulama yapsın
at sahibine göre kişner atasozunden
arıda arıcıya göre yol alır
işin gerçeği budur

arının gelişimi kestane çiçeğine kadardır
bu zamanakadar arı atılım yapmaktadır
buraya kadar zaman ileri işlemektedir
arı bölünecekse
arı uretimi yapılacaksa
ister ana ile
ister günlük yumurta ile arı uretilsin
arıları guruplama yaparak
bir ksımına kat
bir kısmını bölmniz ancak mümkündür
hem bal alayım hem arı ureteyim işi
biraz zordur
arı uretilecekse ana üretilecekse
en uygun zamandır
buda mayıs ayıdır
yaptığımzı tecrübeler
kestane sonrası arı uretimi
ve ana ari üretiminde verim göremedik
arı her şeye psikolojik olarak hazırdır
çiçek mevcuttur
erkek arı bulunmaktadır
arı her şeye hazırdır
yapılacak iş besleme yaparak balı almaktır
bal almak için
arı oğulda vermemelidir
bunun için gereken önlem alınmalıdır

kestane bitiminden sonra
*********************
sait arıcı için
her şey bitmiştir
çiçek azalmıştır
erkek arılar atılmıştır
arı sterestedir
arı bolme yapılsa bile
randıman vermeyebilir
eğer mutlaka yapılacaksa
bölme işi büyük mevcutla yapılmalıdır
bu arının kenidini toparlamasına neden olur
kestaneden sonra
ana arı bitmiştir
esasen ana arı 2 yıl beklemeden
1 yılda değişilmelidir
bu bal verimini yukseltir
arıcının yarı yolda kalamasını engeller
bazı arıcılar ana arıya kıyamazlar
fakat ana arı gerçekten bitmiştir
personele gelince
personelde bitmiştir
arı yorulmuştur
kestane çiçeği ve bal dönemi arıyı oldurmesede
aşırı yorar
mevcut kalabalıkta görülse
bu mevcut yorulmuştur bitmiştir
arıcıyı yanıltması normaldir
farzedelimki arıyı böldük
eski personel miadını doldurdu
ana arı yumurtayı azalttığından
yeni pesonel katılımı az
tek seçenek yan kovanlardan takviye vermek
buda 2 hataya sebep oluyor

1-takviye alınan kovanın zayıflamasına
2-takviye verilen sunni bölmeye pek faydası olmuyor
takviyenin boşa gitmesine
sebep oluyor


gezginci arıcılık
**************
eğer sabit arıcılıktan sonra
gezgincilik imkanı var ise
arı bölünebilir
bu arılar gidilen yerde kendini toparlar
fakat
yayla dönüşü arı bölünemez
sakıncası var
arı bıtmıştır
zaman geriye işlemektedir
gezginci arılığın nasıl olacağını
gezgincilik yapan arkadaşlara sormak en iyi yoldur
yapacağımız iş
sezon bitimi
anayı yenilemek
arıya iyi bir sonbahar bakımı yapmaktır
iyi bir bakım ve güçlü arı ile diğer sezona çıkmak
mumkundur

19 Nisan 2009 Pazar

Kanola Bitkisi

KANOLA YAĞI VE KANSER RİSKİ….Kanola Yağı, Kolza bitki tohumlarının genetik yolla ıslah edilmesi ile elde edilmiş tohumlardan üretilen bir yağ çeşididir. Kozla ise gıda yağ bitkilerinin içinde en fazla zehirli olanıdır. Öldürücü zehirli olduğu için Böcekler onu yemezler.. Kanada tarafından geliştirilip dünyaya tanıtıldığından dolayı "Canadian oil, low acid" kelimelerinin başlangıç harflerinin birleştirilmesinden oluşturulan canola(kanola) ismi ile yayılmıştır. Kolza yağı uzun yıllar makinalarda ve bilhassa buharlı makinalarda yağlama maddesi olarak kullanılmıştır. İkinci Cihan harbinden sonra yenebilir yağ yapımına yönelinmiş 1950 li yıllarda marketlerde satılmaya başlanmışdı. Ancak hayvanlar üzerinde yapılan deneyler insan sağlığında kalp hasarlarına sebep olduğunu ortaya koydu. Bunun üzerine bazı ülkelerin araştırmacıları bu yağın kullanılmasının tehlikeli olduğunu bildirdiler. Yıllar gittikçe kötüye gidiyordu. Kozla (kanola)yağı, insanda ve hayvanda amfizem solunum sıkıntıları, kansızlık, kabızlık, aşırı duyarlılık ve körlük sebebi olabiliyor. Yasak edildiği tarihte İngiltere ve Avrupada 1986-1991 arasında sığır, koyun vs gibi büyükbaş hayvanların yemlerinde kozla yağı kullanılmakta idi. O dönemde hızla DELİ DANA hastalığı başgöstermişti. Kanola yağının etkileri konusunda fareler üzerinde yapılan çalışmalar pekçok problemleri göstermiştir. Farelerde kalp, böbrek, böbrek üstü ve trioid bezlerinin yağlı dejenerasyonu gelişme göstermiştir. Diyetlerinden kanola yağı çıkarıldığı zaman birikimler eriyor,fakat organlardaki hasarlı dokular geride kalıyor. Kanola yağı bağışıklık sistemini de zayıflatıyor. Bu yağda yoğun bir şekilde bulunan erusik asitin akciğer kanseri ile bağlantıları üzerinde durulmaktadır. Sinir ve kan dolaşım sistemlerinde de zararlı etkileri olduğu bildirilmektedir. Zararlı etkilerinin kanola yağının doğrudan bir trans yağ asidi oluşu ile ilişkilendirilmektedir. Bu yağlar kullanılarak üretilen margarinlerin daha da büyük bir risk taşıyacağı ifade edilmektedir. Diğer yandan, Kanola tohumlarının genetik yapısı üzerinde oynanarak daha düşük erosik asit oranlı yağ elde edilmeye çalışılmakta olduğu bildirilmektedir. Problem, çok ucuz olduğu için, haberimiz olmadan ekmekte, margarinde ve her çeşit işlenmiş gıdada kanola yağının kullanılmış olabileceğidir. Burada tüketici olarak bizim uyanık, bilgili ve sorgulayıcı olmamız önemlidir. Böylece gıdalarımızın içerisine katılabilecek bu gibi zararlı katkıların bilgisini önceden temin etmiş oluruz. Sağlıklı olmadığı için, Yemek yağı ve salata yağı olarak kanola yağı kullanmaktan kaçınmalıyız. Bugün için bu yağdan ve türevlerinden uzak durmanın daha uygun olacağını düşünüyoruz.
Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Canola http://www.shirleys-wellness-cafe.com/canola.htm http://www.aspartame.ca/page_oho3.htm http://www.findhealer.com/glossary/C.php3
Benim asil merak etigim kanoladan uretilen ari urunleri insan ve arilara herhangi bir yan etkisi olabilirmi bu konuda bilgi ve deneyim sagibi olan arkadaslarin yorumlarini bekliyoruz.

18 Nisan 2009 Cumartesi

kat atma

mayıs ayı ile beraber bölgemizde
kat koyma sorunu ortaya çıkacak
burada bu konuyu bir açarsak

1-arının oğul vermemsi için gereen tedbirlr onceden alınmalı
ana arı yaşlı olması
ham çıtanın verilmemiş olması
eski çıtaların olması
ana arının yumurta atacak yer bulamamsı
bunlar yapılmamış ise mecbur arı oğul gidecektir
kat atsak bile

2-kat koymadan ve üste çıta çıkarmadan evvel
kovanın kuluçkalık kısmı iyice kontrol edilmeli
kuluçkalıkta ana memesi olma ihtimalı var
ana memesi var ise ona göre işlem yapılmalı


3-üst kısma bazı arıcılar çıta çıkarmıyor
bana göre mutlaka üste çıta çekmeli
neden
bu alt kısımın rahatlamasına sebep oluyor
alt kısımdaki yoğunluk azalıyor
çıta çekmeye gerek yok kendi çıkar fikrine
ben katılamayacağım
bu biraz tesadüf olur birazda ırka bağlı
icabında üste çıkmaz oğual gider
bu arıya bağlı olay

4-kat koymadan oğul verdi ise artık
bizim bölge için diyeyim
bu kovandan
bal almak çok zor sezon pas geçmiş olur
arıcı gezginci ise sorun yoktur

16 Nisan 2009 Perşembe

ARICILIKTA EKİPMAN SORUNU

çok değerli arıcılar
bilindiği üzere
arıcılkta sorunlarımız var
bunlardan biride ekipman sorunudur
bulunduğumuz yer ülkenin bir ucu olduğundan
arıcılıkla ilgili her şeyi bulma imkanınız yoktur
olsada gönlünüze yatan içinizden geçen malzeme yoktur
ana arı
*********
bu konuda sorunumuz yoktur
ana arı üretimi devam ediyor
fakat iyi kaliteli ana almak bulmak mesele

kovan
--------

tahtadan yapılan kovanları bulmak mumkundur
fakat ölçü onemli olduğundan
bir ksıımdaklere arı otutulabilirken bazılarıda
iyi kovan yapamadığından arıcılara sebep olmaktadır
strofor ve plastik kovan isterseniz
onuda ancak sparişle getirtmeniz mumkundur

varoa ilaçları
------
ilça konusundada sıkıntı yaşamaktayız
her çeşit ılaç istanbul ve ankaraya göre bulunmuyor
istek üzerine siparişle geliyor
bayvarol ve forbeevar ilaçları siparişle getirttik


arıcı arkadaşlarımdan hakan abim
ana arı üretimi için
daha önce kullandığı çiflştirme kutularına
yenilerini eklemek için
strofor tipi ana arı uretim kovanı için yardım istedi
ilçemizde bulamadık
bilgisayardan baktık
buradad pek fazla secenek yok
bir elin parmaklarını geçmiyor
ana arı uretimi için
rüşet kovandada ana üretmek mümkün
fakat
hakan abim
illa 6 çıtalı stofor tipini istedi
bu kutularda hem ana arı uretilip hemde kışlatma yapıldığından
pratik oluyor dedi
ne yapalım bulacağız mecburen
arıcılıkta yardımlaşma sart
bu mesleği seviyorsak
karşılık beklenmemeli
ülkemizde arıcılarımız rahatlatmak için
arı mazleme üreten firmalara buyuk görevler düşüyor
arı istediği malzemeyei hemn bulabilmeliydi
buda pek mumkun görünmüyor
inşallah bu sektor iyiye doğru gidecek

14 Nisan 2009 Salı

İKİ ANALI KOLONİ OLUŞTURULMASI

Merhabalar benimde uzun bir dönem merak ettiğim iki analı koloni yönetim hakkında bir yazı yazmak istedim belki arıcılarımıza bir faydamız olur düşüncesiyle. Öncelikle iki analı koloni yönetiminin esas amacı dönem dönem normal kolonilerde görülen ana arı ve kızının aynı kolonide yumurtlamasını nektar akışı öncesinde denetim altında uygulayarak nektar akışı dönemine yüksek populasyonla girmektir . ayrıca bu kolonilerde biriktirilen polen normal koloniden iki kat fazla olacaktır bu durumda arıcı eğer polenli çerçeveleri uygun koşullarda saklayabilirse gelecek dönemlerde kolonilerin polen ihtiyacını karşılamakta zorlanmayacaktır.
bu yöntemin basit bir şekilde uygulanmasını sizlere anlatmak isterim yöntemin yararlarını ve zararlarını tartışarak konuyu dahada anlaşılabilir hale getireceğimize inanıyorum .
Birleştirilerek iki analı yönetilecek kolonilerin ve birleştirme tarihinin belirlenmesi
Burada amaç nektar akımına iki ananın yumurtladığı güçlü tarlacı populasyonu olan koloniler ile girmektir bu sebeble işçi arıların pupadan çıkıp kovan içi yaşamlarından sonra tarlacı olacakları zamanı yöresel nektar akımının başladığı zamana getirmek büyük bir önem arz eder. ayarlamalarımızı bu şekilde yapabilirsek bizim için bal verimi büyük bir artış gösterecektir. arının yaşam döngüsü göz önüne alındıgında işçi arı için 21 gün olan gelişme evresine 20 21 gün de kovan içi görevler eklendiginde min 40 günlük bir süre ortaya çıkmaktadır . çok erken birleştirmelerde nektar olmadan tarlacı arılar beslenmek zorunda kalacak aşırı tüketim koloniyi strese sokacaktır geç kalınması durumunda nektar akımı bittiği halde tarlacı arı populasyonu yüksek olacak bu durumda bal hasadı zorlaştığı gibi koloni nektar gelmediği halde tarlacı arıları beslemek zorunda kalacaktır. yağmacılık tehlikesi artacak ayrıca arıları taşıma durumunda yeni gidilen yörede nektar henüz kıt ise yüksek tarlacı populasyonu sorun olacaktır özellikle yağmacılığı yüksek ırklar arıcıya arılığı dar edecektir . bunlar göz önünde bulundurulmalıdır.Birleştirilecek kolonilerin gücü birbirine yakın olduğunda ana arın sorunsuz çalışma şansı artacaktır bir tanesi kuvvetliyse bu koloniyi kuluçkalık kısmında tutmak iyi olacaktır.

Birleştirilecek, iki analı sisteme geçilecek koloniler için öz hazırlık

Kovan sayısı yeterli olan üreticiler analı kovanları birleştirme yoluna gidebileceği gibi az sayıda koloniye sahip üreticiler özelliklerini bildikleri ve yörelerine uygun arı larından ana üreterek bu bu sistemi uygulayabilirler. öncelikle iki ananın birleştirilmesini anlatmak istiyorum birleştirilecek koloniler yanyana koloniler olursa birleştirmede şaşırma ve tarlacı arı kaybı en az seviyeye inecektir.işlem sırasında kullanılacak ekipmanlar aşşağıda resimlerini ekledigim 1cm genişlikte . 0,5 cm kalınlıkta çıtanın ballık ile kuluçkalık arasına sorunsuz uyacak şekilde bir çerçeve gibi çakıldıktan sonra iki tarafına ince delikli sinek teli gerilmesiyle oluşturulan sineklikli bölme ızgarası , ve yine etrafına aynı ölçüde çıta dönülmüş ana ızgarası ile bir kuluçkalık ve bir ballıktan ibarettir . iki yüzü sinek teliyle kaplanmış bu çerceve kolonilerin birbirlerine alışana kadar ayrı kalmasını sağlayacak

bu ana ızgarasınıda bizim arıcılarımız malesef sadece ızgara olarak kullanıyor bu şekilde etrafına çıta atıldığında ballıkta bulunan erkek arıların ve yaşlı arıların ölmesiyle kovan içindeki hareketliliği engellemesi azaltılmış oluyor ayrıca çerceve altlarındaki boşluk havalandırma anlamında işe yarıyor en azından kovanlarınızın bir kaçında kullanılmasını ve kovan içi işleyişteki farkları görmenizi isterim görüldüğü üzere elimdeki ana ızgarasının üzerindeki çıtalarda dar tarafta bir uçma deliği oluşturacak kadar boşluk var üste koyacağımız koloninin uçuş deliği olcak .

UYGULAMA
Arılıkta önceden belirlenen koloniler kontrol edilir ana arıda ve genel durum da bir sorun yoksa birleştirme işlemine geçilebilir. önceden özellikle allta kalacak kolonilerin en azından bir kaç kere beslenmesi yayar sağlayacaktır çünkü ballık kaldırılarak besleme yapmak zor olacaktır. kuluçkalıkta kalacak koloni nin üzerine örtü tahtası gibi sinek teli yerleşetirilir bunun üzerinede ana ızgarası konulur uçuç deliği olan kısma dikkat etmek gerekir çıtalar üste ve uçuş deliği öne gelmelidir. en üste ballık yerleştirildikten sonra ikinci koloni bu ballığa düzeni bozulmadan aktarılır ana arının zarar görmemesine özellikle dikkat edilir . kolonide oldugunu bilmek işi garantiye almaktır . en üste normal bir şekilde kapağı kapatılarak koloni 2 yada 3 gün bu şekilde bırakılmalıdır rahatsız edilmesine gerek yoktur üstteki uçuş yerine ince bir tahtadan uçma tahtası yapılırsa arıların işi kolaylaşmış olacaktır bir kaç gün sonra aradaki sinek teli alınır ve koloni biri kuluçkalıkta biride ballıkta olmak üzere iki ana arıyla çalışma bırakılır sineklik alınınca akşamına yada yakın zamanda arıları kontrol etmek üzere açmak hatalı olur en azından 2.yada3. gün beklenmelidir bundan sonra koloniler normal şekilde kontrol edilebilir. koloninin bir anayı öldürdüğü görülürse sinek teli araya konularak koloninin yeni bir ana üretmesi sağlanabilir. ancak çok özel durumlar hariç böyle bir sorun olmayacaktır. arılar kontrol edilerek nektar gelimine göre besleme yapılır populasyon çok oldugu için gerektiği zamanlarda petek vermek önemlidir.bu yöntemin uygulaması zor görünsede kolaydır ancak dikkat edilmesi gereken ballığın düşmemesi devrilmemesidir aradaki çıtalar ballığı hareketli kılmaktadır bu sebeble düzgün zemin arılığın rüzgar almaması ve mümkünse ballığın sabitlenmesi gereklidir bu yöntemi sizlere derslerde anladığım kadarıyla aktarmaya çalıştım sorularınızı ve tecrübelerinizi yazarsanız hem bana katkısı olacaktır hemde bu sistemin iyi yada kötü yanlarını bulup geliştirmekte ve arıcılarımıza kolaylık sağlamakta bir adım daha atılmış olunacaktır sevgi ve saygılarımla HÜSEYİN BASRİ ÇALIŞKAN


ÇITA İLE ÇEVRİLMİŞ ANA IZGARASI


İKİ TARAFI SİNEK TELİYLE ÇEVRİLMİŞ AYIRICI ÇERCEVE

ARILIĞIMIZDA BİRLEŞTİRDİĞİMİZ İKİ ANALI KOLONİ

12 Nisan 2009 Pazar

SON DURUM

Sezon yaklastikca ortam daha heycanlasiyor erikler kanolalar kirazlar ve daha bir suru bitki acmis durumda hava sicakligi gunduz 25 c ye kadar varan sicakliklar ve istikrarli hava kosulari arilarimiza nefes aldirmiyor tabi bizede
Goruldugu gibi nektar akimi baslamis bulunuyor cercevenin ust tarafinda bal gorunmeye basladi, yavru durumu cok hizlandi cogu arilarimizda 10 -13 cerceve bazilarinda 4-6 cerceve bunlara destek vererek sezona hazir hale getirmeye calismaktayiz


yeni korukcum serdar bu sezon biraz orasi burasi sisecek gibi ,ikinci kati bloke olmus alt kata yumurta sahasina gecen kolonilerden bir alt kat cercevesi yavru cerceve sayisi 14


Manzara cok guzel insan cosasi geliyor arilar ne yapsin



Polen sinirlari zorluyor bu sezon inanilmaz bir poilen akisi var arilar getirebildigince getiriyor ee cercevelerde doluyor tabii




Bir koloninin gunluk topladigi polen ortalama 200 - 300 gr










Kovanlarimiz ortulmesin diye cim bicme islemi yapilmakta yoksa kovanlar gorulmez olacak yeni aldigimiz benzinli bicme motoru biraz zorlansada bicme islemi gorunmeye deger arilik fudbol sahasina donustu.

11 Nisan 2009 Cumartesi

İŞİMİZ ARI BÖLME VE AKS PLAKASI TAKMA


Bugün arılıkda detaylı çalışmalar faslına geçiş yaptık.Şimdiye kadar aksattığımız işleri tamamlamak için yoğun bir çalışma temposuna girmeye hazırlanıyoruz.


Kovanlarımız için aldığımız AKS plakalarını şarzlı makkap olmadığından dolayı takamamıştım.Bugün o işi bitirdik.


Kovanlarımız yavaş yavaş güçleniyor.Bizde ana üretmeye önümüzdeki hafta içi başlamayı planlaık.Bunun için mevsimin ilk bölmesini 6 çıta bir arı oluşturarak yaptık.


Arılığımızın farklı bir boyutdan görüntüsü.Arkadaki dağlar Toros Dağlarının Batı Antalyadaki bölümü olan Bey Dağları...
Posted by Picasa

ARICILIKTA YANLIŞLAR

2000 yılında
sanal ortamda ilk arıcılık hayatına katıldığımızda
yazdığımız ilk yazı arıcılıkta hatalar idi
bog açmamızın forumlara katılmamızın sebebi buydu
kendimizce arıcılkt ahatalar tespit etmiştik
yazıyı yazdıktan sonra
neler oldu
sen mısın yazan
ne kadar arıcı varsa bize hucum etti
ama bunlar sorun değildi
her şey ve gayretimiz tülmeiz arılığı içindi
kendi açımızdan neler tespit etmiştik

1-arılarda 2 kat kışlama yaygın değil arılar sonbaharda
iyi hazırlanamıyor önümüzdeki sezona güçlü girmiyor
herkes bahar balı alırken biz alamıyorduk
2-kovanalarımız standart değildi birbiri arasında çita alışverişinde sorun yaşıyorduk
3-arılarda besleme sorunlarımız var idi ne zamanda nasıl beslenecek ne verilecek
4-kovan kapakları yaz ve gezginci arıcılk hariç kapalı olması gerekirken bunlar 12 ay açık tutuluyor idi
5-örtü tahtası yerine bazı arıcılar örtü bezi kullanılıyor idi
6-varoa ilçalamalarında başarı sağlanamıyor idi

yukardaki maddelerde olduğu gibi
bir sürü yanlışlarımız mevcuttu
şu an geldiğimiz aşama dahada iyiye gidiyor
artık arıcılıkta herşeyi sorgulamaya başladık
arıcılığımıza ayak bağı olan
herşeyi eleştiren
kendi yapınca iyi
başkası yapınca kötü olan
arıcılara kimse prim vermiyor
kaale almıyor
arıcılkta gelişme istiyor ise
herkes yapatığını ortaya koymalı
topluma sunmalı
bunlar diğer arıcılar tarafından değerlendirimeli
bu çalışmalar eleştirilmeli yorumlanmalı
fakat bunlar yapıcı olmalı kırıcı olmamalı
artık arıcılığın dünyadaki şeklide değişmiştir
en iyiye en güzel doğru gitmek zorundayız
yada silinip gideceğiz
bal ithal eden değil bal satan bir ülke arılığı için
birlik beraberlik teknoloji ve paylaşım şart

10 Nisan 2009 Cuma

ARICILIK KURSLARI BELGELERİ DAĞITIM TÖRENİ





Bafra İlçesi Merkez ve Dikencik Köyünde Şubat - Mart ayları içinde açmış olduğumuz Arıcılık Kurslarına katılanlara Sertifikaları aynı gün düzenlenen törenlerle takdim edildi.








Tören İlçe Kaymakamı'mız Sayın Ayhan BOYACI Bey'le birlikte İlçe Tarım Müdürü Ahmet DURSUN,İlçe Mili Eğitim Müdürü Ömer YAYLA,Halk Eğitim Müdürü Hasan YİĞİT, Tarım Müdürlüğü teknik elamanlarının katılımıyla önce Tarım Müdürlüğü toplantı salonun da daha sonra da Dikencik Köyü'ne gidilerek köy odasın da kursiyer ve köy halkının katılımıyla gerçekleştirildi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'mızın okunmasının ardından İlçe Tarım Müdürümüz ve Kaymakam Bey birer konuşma yaptılar her iki törende de.

İlk önce Merkez de ki sertifika dağıtım törenine geçildi.Kursumuza katılan tek bayan kursiyerimiz( ki daha önce ki haberlerim de sizlere tanıtmış olduğum ilçemizde ki en yaşlı arıcımız Kuşçular Köyü'nden Mustafa Kemal Özmen dedemizin torunu)in sertifikasını vererek başlatan Kaymakamımız bayanların da kursa katılmasının sevindirici olduğunu ve memnun olduğunu belirtti
Ardından Dikencik köyünde ki törene gidildi.



Kursiyerimizden olan ve yakın zamanda muhtar seçilen genç muhtarımız Ali Topkaya'ya da görevinde başarılar dilendi .
Arılarımızın bol bol anıldığı konuşmalar da arıcılar da yaptıkları işten dolayı tebrik edildiler. Kursiyerlerimize ve köylülere arıcılık ve diğer tarım konularında tavsiye ve nasihatler de bulunan Kaymakam Bey arıcılığa başlamak isteyipte maddi yönden başlama imkanı olmayan kursiyerlere 5 er kovan arı verebileceklerini söylediki bu haber kursiyerlerimiz arasında sevinçle karşılandı.
Ayrıca köyün diğer sorunlarını yetkili mercilere duyurmak içinde kurs törenimiz iyi bir vesile oldu.
Köylüler köyleriyle ilgili tüm sorunlarını Kaymakam Bey'e ileterek çözülmesi dileklerin de bulundular.



Ardından Kaymakamımız Sayın Ayhan BOYACI Bey'de yaptığı konuşma da kursu düzenleyen ve kurs eğitimi veren bizlere teşekkür ederek yapılan çalışmalardan memnun kaldığını belirtti. Yaptığımız çalışmaların ve verdiğimiz emeğin fark edilmesi ve takdir edilmesi bizleride mutlu etti.
Bu takdir edilme de gece geç saatlere kadar verdiğimiz kurstan dönüşte yoğun sis sebebiyle aracımızla yoldan çıkarak ucuz atlatmış olduğumuz kazamızı da unutturmuş oldu.

Kursiyerlere yapacakları arıcılık çalışmalarında başarılar dileyerek her türlü sorunlarında destek olacağını bildirdi.

4 Nisan 2009 Cumartesi

ANTALYA-ARICI O7 DEN SEVGİLERLE




Uzakdan resimlerde Antalyada görülüyor.










Sevgilşi arıcı dostlarım;Bu haberle sizleri Antalya'nın doğal bitki örtüsünü göstererek bilgilendirmek istiyorum.En üstdeki sarı çiçekli bitki AZGAN...İkinci resim Arılığımızın görüntüsü...3.resimde Antalya platosu..ufukda şehir ve deniz...4.resim doğal bitki örtüsüve torosların Beydağları adlı bölümü...5-6 ve 7.resimlerde beyaz çiçekli kiriş bitkilrini görüyorsunuz.8-9-ve 10.resimler arılığımızdan...Kalan resimler arıığımızın çevresinden görüntüler.

RİZE'DE MEVSİM KIŞ

Uzun yıllar ortalamalarıma göre yaptığım tespitler bu sene Rizede mart ayının ikinci yarısıyla başlayan soğuk ve sisli havalar maalesef arıların yeniden salkım yapması ve içgüdüsel olarakta kış moduna geçmelerine neden olmuş durumda.

 Bu gün itibariyle arı cçmanın mümkün olmadığı bir hava mevcüttü derece gölgede 10 geçmedi,bu havalar hemenki her gün aynı bazan iki gün yağmur ardından hava ayaz oluyor fakat güneş yine yok şiddetli poyrazla beraber denizden köpük gibi sis her tarafı kaplıyor bu durumda arılar neyapsın.:(
Bende bu gün zaybir başkanı  Selahattin güney'in gönderdiği fidanları dikip biraz etrafı dolaştım ,çok üşüdüm çookk.
Görüyorsunuz işte tarlacı arılar az güneşle dökülüyor ama geri dönüşler bunun gibi felç olup kalıyorlar.

Geçen sene aynı tarihte arılarımızın yarısına kat atmış durumdaydık maalesef bu sene şu anda en iyi arımın 6 çıta olduğunu ve yavru düzenininde hiç içaçıcı olmadığını görmekteyiz en fazla olanda toplasan üç çerçeve yavru yoktur,allah sonumuzu iyi eder inşallah.

3 Nisan 2009 Cuma

KOLONIYE TEKNIK DESTEK


Hepimiz gormekteyizki bu gunlerde arilar gerektiginden fazla polen tasimaktalar oyleki ana ariyi zor durumda birakmaktalar ana ari yumurta atacak yer ariyor balli ve polenli cerceveler onemli oldugundan kovan duvarina dayali cercevelerin harcandigindan onlari alip kovanin yavru bolumune bos kabartilmis isci gozlu cerceve verip anaya yumurta atma imkani vermeliyiz sezona asker lazim oldugundan bu isler cok gerekli
her hafta kontrolerinde bu islemi yapmaliyiz iki gun sonra cerceve full yumurta doluyor boylece asker sayimiz artiyor.
Kovanlarimiz iki katli olamlarindan gerekirse balli cerceveleri alt kata koymaktayiz bu donemde boyle bir teknik destek teknik aricilik yapanlar icin kacinilmaz bir jokerdir .
saygi ve selamlarimla

2 Nisan 2009 Perşembe

ARICILIK SEMİNERİ


Macahel Arıcılık A.Ş. nin Samsun İlinde arıcılar için düzenlemiş olduğu bir günlük Arıcılık Seminerine biz de davet edildik.

Biz de ilçemiz arıcılarından (soldan sağa) Galip AŞÇI,Nezir UMAR (Ahmet İNCİ Bey)ve Mustafa YILMAZ'ı da alarak seminere iştirak ettik.
TEMA Vakfı'na bağlı Artvin'de arıcılık alanın da faaliyet gösteren Macahel Arıcılık A.Ş. nin ve aynı zamanda TEMA vakfının Arıcılık Danışmanı olan Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet İNCİ Bey'in konuşmacı olduğu seminer bizler için çok yararlı geçti.Seminer vesilesi ile uzun yıllardan beri ismini duyup tanışma imkanı bulamadığımız Arıcılık Uzmanı Ahmet İNCİ Bey'le tanışıp arıcılık la ilgili konularda görüş alışverişin de bulunma fırsatını da yakalamış olduk.

Ahmet Bey TEMA Vakfı'nın arıcılık alanındaki çalışmalarından,ana arı üretiminden ,ana arıların gönderildikleri bölgeye uyumundan ve arıcıların kendi ana arılarını kendilerinin üretmesi
gerektiği ve nasıl üreteceği konularında katılımcıları bilgilendirdi
Ayrıca Organik Bal üretimi konusununda ve Macahel Arıcılığın Organize ettiği Organik Bal üretim aşamalarını anlattı ki bu konuda da yeterli bilgilenmiş olduk.

Saat 10:00 da başlayıp 16:00 da biten seminer de verdiği değerli bilgiler için Ahmet Bey'e,Şirket yöneticisi Mehmet Ali BAYRAK Bey'e,Arıcılık Teknikerleri Davut AVCI ve Muhammet ERKAN Bey'lere
teşekkür edip geriye döndük.
Seminerin yararlı geçtiğini hem kendim tespit etmiş oldum, hem de dönüş yolunda konuştuğumuz arkadaşlarımın yorumlarından anladım.
Arıcı arkadaşlarımın da fırsat buldukların da bu tür seminerlere katılmalarını tavsiye ederim.
SAYGILARIMLA.

Arici Ziyareti



Bu gunlerin cok guzel havalara ev sahipligi yapmasiyla biz aricilari birden bire costurdu telefonda konustugum arnavut aricilarindan NAIM GEGA beni ariligina davet etti kendileriyle bir saatlik bir sohbetten sonra tekrar ariligima dondum gecen gunlerde iki katli kislatmanin avantaji ve kovanlarin daraltilmasindaki yanlisliklara deginmistim bu aricida iki katli kislatmakta ve hicbir zaman daraltma yapmamaktadir ve bu baharin istikrarsiz gunlerine ragmen arilari cok mukenmel bazi kolonileri kontrol ettik ve bu sene arilarin nekadar hizli bir calisya start ettiklerini denetledik video

aricilar icin chat penceresi