aricilar icin chat penceresi

24 Aralık 2009 Perşembe











05 Aralık 2009 Cumartesi

AKASYANİN ÖNEMİ NEDİR ?





ülkemiz akasya bitkisinin önemini çözemedi



Akasya ballı çiçekler yönünden

% 63 şeker oranı ile değerli ballı bitkilerdendir

ARICILIK İÇİN ÖNEMİ çoook BÜYÜKTÜR

mutlaka arılıkta olması gereken ağaçlarımız arasındadır

arıların gelişim döneminde ve bal oranının artmasında önemli rol oynar

Ağaç olarak yayılıcı özelliğe sahiptir

üretimi kolaydır

denemekte fayda var




ARICILIK İÇİN ÖNEMİ NEDİR

1-nisan ayı arı için gelişim ayıdır bu ayda ve mayıs ayında açması arıyı geliştirir

2-kuluçkalığın bal ile dolmasına yarar

3-ham çitaları şişirir

4-arıyı coşturur

5-balı faydalıdır

6-şeker oranı çok olduğundan arılar tercih ederler

7-ağacı her alanda kullanılır

8-Diğer çiçeklar kazara bal salgılamazsa vermezse arıyı amorti eder
gereken balı sağlar

9-doğa için önemi büyüktür

10-yayılıcı olduğundan çabuk yayılır









BİTKİLER ŞEKER ORAN (I%)

SÖĞÜT 60
YABANI YONCA 52
KİRAZ 50-60
ELMA 50
PAMUK 41
YONCA 35-60
ŞEFTALİ 16-40
*************************
AKASYA 63,2
*************************
İHLAMUR 33,6
PORTAKAL .10-30
AYÇİÇEĞİ 31,6
ERİK 50-60
ARMUT .4-30
BEYAZ ÜÇGÜL 41,1
ÇAYIR ÜÇGÜLÜ 34,3
KORUNGA 55,4
ADİ FİĞ 56,5
KAYISI 12


arıcılıkta

arıcının bilgisi kadar çevre ve ballı bitkilerde çok önemlidir

arılar şeker oranı yüksek bitkileri çok severler

akasyada bunlardan biridir

ne yazıkki akasya oranı olarak bölgemiz düşüktür



akasyanın arıcılığa katkısını

ne mucizeler yapabileceğini

aşağıdaki blogda görmektesiniz






http://fatihmazrek.blogspot.com/2008_05_01_archive.html


sağol varol fatih kardeşim VE SİZ DEĞERLİ ARICILAR

28 Kasım 2009 Cumartesi

TEBRİK

Kurban bayramınızı kutlar sağlıklı günler dilerim.Bahtiyar KOR.

11 Kasım 2009 Çarşamba

KOSOVA ARICILIGINDAN BALMUMU

Balmumu arnavut arici


Uygulama göstermiştir ki çok ve balmumu levhalar kazıklı sırasında ve përdorua sonra arıların kalite günleri onurlandırmak için izin korunmuş. Arıcı orëvaten için () balmumu kağıt ile ndrimin balmumu yapmak, daha önce zamanında eğilimi, daha iyi ama, bir zaman başarıya ulaşamamıştır, ve fresëkëta için bir kez çalıştı balmumu tabakaları kullanmak zorunda kalıyor. Balmumu tüm sayfaları bu, uyanmış olanlar (extended) uzatılacak ve nitel olacak lakohën çünkü katı durumda sıvı üzerinde devlet günleri tüm materjalit yapısı, büyük kristaller oluşturma. Büyük balmumu kristallerin Fletetë güçlü iseniz, kırılgan ve deforme tabi.

Balmumu levhalar bu rrijnë balmumu imtohen ve balmumu yaprak kazıklı, farklı sıcaklıklar etkisi altında, kristaller daha büyük "ağ" uzun süre ve istikrarlı olur. Kısa bir süre için, gerek Bunu başarmak için balmumu levhalar pişirmeye yapılacak. Pratik olarak, bu balmumu onlar ve sonra da (24 saat) sürece oda teperatura sol njajtat ortaya çıkan düşük sıcaklıklarda 24 saat koymak o kadar taze yaprak yok. Sonra iki - üç tretëmaneve gibi, çok daha güçlü yaprak balmumu olgun gerekir. Eğer balmumu o yaprak bir kez, mum tabakaları bir süre kalmak kazıklı var çalıştı, Rusça araştırmaya göre karşılaştırıldığında% 75 ve arılar daha kaliteli günleri oluşturmak için güçlüdür. Eğer mum kabartma yaprak fırsat yok. Taze yağlı kâğıt satın gerektiğini anne shkrirëjesë silindir geçti sonra. Soğuk ve menkul kıymetler, bu inşaat sürecinde kadar anne silindir çapraz katman katman kazanç yapısı (yan yana) ve çok çok mum tabakaları tarafından fresëkëta ile fitura güçlü esnek Böyle arama sayfası teknoloji normal.

Eğer arılar tam bir kez mum kağıda şüphesi olmamalıdır yeterli balmumu vardır, ancak (iş) hojetë kurmayın ne birçok vekil de, mum tabakaları orada muhtemelen primesa veq düşünmelidir diğer ama, pytur etmeli veya mum tabakaları hiçbir yerine olabilir eğer bu kağıt ilk (vekil) dışarı presohen olduğunu dyelli? Önce biz sonuca keyfi ve iddia için mum kaliteli yaprak savunarak olmadan bu gerçekleri bilmeli: Bee isteksizce halası için balmumu tabakaları kabul edenler çok thekësuar tehënat yoksa gelmek hücre bazında. Mum yaprak şirketleri arıların - biyolojik durum, bunların ayarlarına trashiguese, kullosatë birçok faktör etkiler yapım olarak, iklim şartları, salldimit TJ ve kovan, onların şekilde mum yaprağıdır konum.

Bu nasıl sonra, mum yaprağıdır inşaat kalitesi ve yapısı sadece olmalarına rağmen çok önemli tarafından bağlıdır. Bu durumda, çok rënsishme gerekli njefë tüm önemli faktörleri ve mum sayfaların inşaat kalitesi bu iş bletarin, ama iyi bir deneyim içinde bletarit da arılar var bletari yüksek kalitesini garanti hojeve olan, başarılı bir bletimit önemli faktörler vardır.




D Y LL I

Praktika shumëvjeçare ka treguar së fletët e dyllit të paluara dhe të ruajtura me gjatë dhe të përdorua më vonë, ua mundësojnë bletëve të nderojnë hoje kualitative. Për atë bletarët orëvaten (tëntojnë) që me kohë ta bëjnë ndrimin dyllin me fletë dylli, sa me heret aq me mire, por, nga një here nuk arrihet suksesi, dhe janë të detyruar të përdorin fletët e dyllit të fresëkëta, posa të punuara. Të gjitha fletët e dyllit sa do që të jenë kualitative, në zgjua ato do të shtrihen (zgjatën ) dhe do të lakohën për shkak se struktura e gjithë materjalit në hoje me kalimin nga gjendja e lënget në gjendjen e ngurtë, krijojnë kristale të mëdha. Fletetë e dyllit me kristale të mëdha janë të forta, janë të thyeshme dhe ju nënshtrohen deformimeve.

Fletët e dyllit që rrijnë për një periudhë të gjatë të paluara, nën ndikimin e temperaturave të ndryshme , kristalet e mëdha rrjetë” të dyllit imtohen dhe fletët e dyllit bëhen stabile. Për ta arritur këtë, duhet që për një kohë të shkurtë të behët pjekja e fletëve të dyllit. Në praktikë këtë e bëjmë ashtu që fletët e dyllit të freskëta i vendosim për 24 orë në temperatura të ulëta që ato të ngrihen e pastaj ato të njajtat lihen në teperatura të dhomës për aq kohë (24 orë ). Pas dy – tri tretëmaneve të këtilla, do të kemi fletë dylli të pjekura, shumë më të forta. Nëse krahasojmë me ato fletët e dyllit posa të punuara, fletët e dyllit që kanë qendruar të paluara për një kohë, sipas hulumtimeve ruse janë për 75% me të forta dhe bletët në to ndertojnë hoje shumë kualitative. Në qoftë se nuk kemi mundësin e pjekjesë të fletëve të dyllit. Duhet blerë fletë dylli të freskëta të cilat pas shkrirëjesë kanë kaluar nënë cilinder. Të tilla fletë i quajmë të ftofta dhe me vlerë, të cilat gjatë procesit të ndertimit deri sa kalojnë nënë cilinder fitojnë strukturen shtresë- shtresë (palë- palë ) dhe janë shume elastike dhe shumë me të forta nga fletët e dyllit të fresëkëta të fitura me teknologji të rëndomt.

Në qoftë se bletët nuk ndërtojnë (punojnë ) plotësishtë hojetë, nuk duhet më njëherë të dyshohet se në fletë të dyllit nuk ka mjaftë dyll, por as nuk duhet të mendojmë në shumë surrogat, me siguri që në fletët për veq dyllit ka edhe primesa tjera, por duhet pytur,a mundet që fletët e dyllit të jenë pa surrogat në qoftë se dyelli nga i cili presohen para punimit nuk është pa të (surrogat)? Para se të vijmë në përfundim në mënyrë arbitrare dhe të pa argumentuar për dyshimin e kualitetit të fletëve të dyllit, duhen të dihen këto fakte: Bletët me pa deshirë pranojnë fletët e dyllit të halla dhe ato të cilat nuk i kanë në mënyrë të thekësuar tehënat në bazën e qelizave. Në punimin e fletëve të dyllit ndikojnë edhe shumë faktor – gjendja biologjike e shoqërive të bletëve, vetit trashiguese të tyre, kullosatë, kushtet klimatike, pozita e fletëve të dyllit në zgjua, mënyra e salldimit të tyre e tj.

Si pasë kësaj, ndertimi i fletëve të dyllit nuk varet vetem nga kualiteti dhe struktures së tyre, edhe pse ato janë shumë të rëndësishme. Në këtë rast , për bletarin në këtë punë shumë të rënsishme është e domosdoshme të njefë të gjithë faktorët e rendësishem të kualitetit dhe të ndertimit të fletëve të dyllit, por përvoja e mirë e bletarit është garancion që edhe bletari edhe bletët të kenë kualitet të lartë të hojeve, të cilët janë njeret prej faktorëve të rendësishëm të bletimit të suksëshem.


Google translate 'de cvi yapilmistir

KONU ; BALMUMU


ARI IRKLARI TEHLİKEDE

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Güler, ''Rast gele ana arı, koloni ve oğul arı satışı, gezginci arıcılık sonucu Türkiye'deki bal arısı ırkları melezleşmiş, saflıklarını kaybetmiş durumdadır'' dedi.

Güler, yaptığı açıklamada, Anadolu'nun bal arısı genetik zenginliği açısından dünyadaki en önemli gen merkezlerinden biri olduğuna işaret etti.

Türkiye'deki ekolojik ve coğrafi farklılıkların, değişik arı ırklarının oluşumuna imkan verdiğini ve Anadolu'nun bu genetik çeşitliliğinin önemli bir doğal zenginlik olduğunu vurgulayan Güler, ancak Türkiye'nin bu zenginliğe sahip çıkamadığını söyledi.

'GENETİK ÇEŞİTLİLİK ÇOK ÖNEMLİ BİR AVANTAJDIR''
Bal arısının Amerika kıtasına getirilişinin 200–250 yıllık bir geçmişi olmasına ve bu kıtaya dışarıdan arı ırkı ithal edilmesine karşılık Türkiye'de 5–6 arı ırkı bulunduğunu, Türkiye'nin bal arısı koloni sayısı açısından da 4-4.5 milyon koloni ile Çin'den sonra dünyada ikinci sırada yer aldığına işaret eden Güler, yabancı bilim insanlarının ''Anadolu'yu dünyanın gelecekteki tarımsal arıcılık merkezi'' olarak gördüklerine dikkati çekti.

''Maalesef biz bunu şu anda kavramış değiliz'' diyen Güler, Türkiye'nin sahip olduğu arı ırklarını ise koruyamadığını vurgulayarak şunları söyledi:

''Genetik çeşitlilik arı için çok önemli bir avantajdır. Genetik çeşitlilik yok edildiğinde arıların yaşama şansları ortadan kalkar. Bu durum arıların kendilerine özgü cinsiyet oluşumlarından kaynaklanmaktadır. Amerika, Çin ve diğer birçok ülkede arı genetik çeşitliliği çok azdır. Bu nedenle dünyanın her bölgesinde Anadolu'daki genetik zenginlik yoktur. Ancak coğrafyanın, ekolojinin iklim faktörlerinin uygun olduğu yerlerde arı bu genetik çeşitliliği gösterebiliyor. Anadolu dünyanın en zengin gen merkezlerinden biridir. Ama ne yazık ki biz bunu koruyamamışız. Rast gele ana arı, koloni ve oğul arı satışı, gezginci arıcılık sonucu gen kaynakları, yani arı ırkları kirlenmiş (melezleşmiş) ve saflıklarını kaybetmiş durumdadır. Eğer bir bölgedeki genetik materyal bozulursa, kirlenirse ya da melezlenirse o bölgede o genetik materyali bir daha oluşturabilmek için on binlerce yılın geçmesi gerek.''

Her arı ırkının kendine has özellikleri olduğunu, bulundukları bölgeye çok iyi uyum sağlamış olduklarını anlatan Güler, başka bölgeden getirilen ırkların ise yeni bölgedeki arı ırklarının melezleşmesine yol açmalarının yanı sıra, yeni ekolojik yapıya uyum sağlayamadıklarında arıların ölmesi sonucu maddi kayıpların oluştuğunu belirtti.

KAFKAS IRKI GİBİ DİĞER IRKLAR DA KORUNMALI
Türkiye'nin en önemli arı ırklarından Kafkas ırkının arıcılar tarafından en çok rağbet edilen ırk olduğunu söyleyen Güler, bal veriminin yüksek olması ve sakin bir arı olduğu için tercih edildiğini kaydetti.

Orijinal Kafkas ırkının korunması için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından son 30 yıldır Kafkas arısının yetiştirildiği başta Ardahan ve Artvin yöresine göçer arı girişi ve dışardan arı girişinin yasak olduğunu ifade eden Güler, ''Diğer ırkların da belirli bölgelerde korunması için bu kararın yaygınlaştırılmasını istiyoruz'' dedi.

Güler, yurt dışından da farklı ırklardan denetimsiz ana arı girişi olduğunu ve bunun denetim altına alınmasının gerekli olduğu vurguladı.

Gen kaynaklarının korunması için ilgili kurumlardan gerekli önlemleri almalarını isteyen Güler, şunları kaydetti:

''Türkiye'de en fazla Kafkas ırkı ana arı Türkiye Kalkındırma Vakfı (TKV) tarafından Ankara Kazan'da ve yine bu ırktan en fazla ana arı TEMA Vakfı desteğinde Artvin, Borçka, Camili'de yetiştiriliyor. Bir arıyı bir bölgeye getirirken sadece verimli olması değil o bölgeye adapte olup olmadığı önce belirlenmelidir. Onun için Türkiye'de özellikle yetkili kurumlar bu rastgele ırk benimsemesini veya ırkların getirilmesini, arıcılar tarafından tercih edilmelerini kontrol altına almalı, bir sistem içinde bunun yapılmasına izin vermeli ve bu konuda öncelikle arıcılar bilinçlendirilmelidir. Biz dışarıdan en verimli arı ırklarını getirebilir ve bir süreliğine para kazanabiliriz, ancak bu çok değerli olan arı ırklarımızı yok ettiğimizde bir daha ne kadar çaba harcarsak harcayalım bunları yerine koymamız mümkün olmayacaktır.''

Güler, her zaman para kazanılabileceğini ama yok edilen gen kaynaklarının yeniden oluşturulamayacağının altını çizerek, herkesin bu sorumlulukla hareket etmesi ve doğal bir zenginlik olan bu gen kaynaklarının korunmasını istedi.

07 Ekim 2009 Çarşamba

HAYATA YENİDEN MERHABA



Değerli Dostlarım;


Bir kısmınızın duyduğu ve bir kısmınızın da yeni duyacağı bir haberi paylaşayım sizlerle.


Ramazan Bayramının 1.günü çoçuklarımla bayram ziyaretinden yürüyerek evimize dönerken kaldırımda aniden bir motosikletli çıkıyor önümüze.Hızı tahminen 100-120 arası.Üstelik direksiyon hakimiyeti yok.Bir sağa bir sola zikzak çizerek ilerliyor.


Önümüze çıkmasıyla önce hanımıma ve elinden tutan 9 yaşındaki küçük kızım Yağmur Sinem'e çarpıp onları etrafa savurduktan sonra bana önden çarparak ağır şekilde yaraladı.


Şükür hanımım ve kızım ufak sıyrıklarla atlattılar kazayı.Bu arada şu an intörn doktor (Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi)olan kızımız Gül 'de bayram tatili nedeniyle yanımızdaydı.Hemen soğukkanlılıkla ilkyardım müdahalesini yapıp, beni karga tulumba arabaya atmalarını engelledi ve ambulansın gelmesini sağladı.Beni acilen Bafra Devlet Hastanesi'ne kaldırdılar.Hayati tehlikenin olması sebebiyle hemen Samsun OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildim.


Fakülte hastanesinde acilen ameliyata alındım ve kaza esnasında mesane bölgesinde oluşan yırtık ameliyatla düzeltildi.Vucudumun diğer kısımlarındada yaralanmalar oluşmuştu.9 gün hastanede yatarak tedavi gördüm ve 20 gün istirahatle taburcu oldum.Şu an evimde istirahat ederek hızla iyileşiyorum.


Olayı duyan yakın ve uzaktaki akraba ve dostlarımızın geçmiş olsun dilekleri ve dualarıyla şükür şu an yeniden aranızdayım.


Evet hayata yeniden merhaba diyerek yeni bir başlangıç yapmış olduk.Bu esnada benim yanlız olmadığımı hissettiren,büyük moral kaynağı olan,telefonlarıyla,yorumlarıyla ve uzaktan dualarıyla bana ulaşan ulaşamayan siz değerli dostlarım hepinizden Allah Razı Olsun diyor ve Allah hiç kimeye böyle acılar yaşatmasın dileklerimi sunuyorum.


Bu arada arılara olan sevdam da dostlarım tarafından bilindiğinden yorumlarıyla ve verdikleri ilhamla beni şiir yazmaya celp ettiler. Bu duygu ve düşüncelerimle yazmış olduğum şiirimle sizlere ve hayata yeniden merhaba diyorum.
Kalın sağlıcakla.



ARICININ DUASI


Ulu Tanrım senden niyazımız odur ki
Bizi arımızdan ,karımızdan ayırma.
Onlarsız dünya hep zindanımız olur ki
Bizi arımızdan ,karımızdan ayırma.



Onlar bizim başımızın her an baştacı
Onlar bizim yanan gönlümüzün ilacı,
Onlarsız hayat çekilmez acımı acı
Bizi arımızdan, karımızdan ayırma.



Bahçemizde arımız ,evimizde karımız,
Arkamızda dağ olur, bahçemizde bağımız,
Bal akan dilleri olur bizim kârımız
Bizi arımızdan, karımızdan ayırma.



Oğul verirler severiz oğlumuz gibi,
Dolaşıp dururlar nazlı kızımız gibi,
Balları sanki hanımın dilleri gibi
Bizi arımızdan, karımızdan ayırma.



Arıbeyi şükreder hep verdiklerine,
Kavuşturdun yine şükür sevdiklerine,
Bir ömür böyle geçsin dileklerimle
Bizi arımızdan,karımızdan ayırma.



Hüseyin İSPİRLİ
04.10.2009/BAFRA


SAYGILARIMLA

ARICI SALİH ARICI (aricisalih@hotmail.com): KARNİYOL ARILARIMIZ VE SON MEMLEKET MANZARALARI

http://aricisalih.blogspot.com/2009/10/blog-post.html

06 Ekim 2009 Salı

ARICILIKTAN GÖZLEMLER

ARI BALA NASIL HAZIRLANIR

En büyük sorunmuz budur
Ülkemizin tüm arılığını kapsayacak bir şekilde
Bende dahil buyuk bi kısmı
Arıyı bala nasıl hazırlayacağı konusunda uygulama hataları yapıyor
Arıcı Sezona hazırlanana kadar bal sezon bitiyor
Arıcı arıyı bala nasıl hazırlamalı
Ne gibi işlemler yapmalı
Bu konu üzerinde hem arıcılarımıza yol gösterilmeli
Hemde konferanslar verilmeli
Bu konu üzerinde önemle durulmalı
Arı bala nasıl hazırlanır konusunu çözemezsek bal alamayız
bal verimi düşük olmaya devam edecektir

ARILAR NASIL BESLENİR

en önemli konulardan biride arıların beslenmesi
Her arıcının besleme konusunda değişik tarz uygulamaları
Diğer arıcıları etkiliyor
Yanlış besleme yapmasına sebep oluyor
Arıcılar arıları nasıl besleyecek bu konuda eğitilmeli
Konferanslara ve bu konuda videoya ihtiyacımız var
Bir kısım arıcımız internet ortamında olmadığından
Bunlara ulaşamıyoruz maalesef
Bu konu kitap haline getirilerek arıcılara el kitabı şeklinde dağıtılabilir
Kek ilkbahar ile yaz arası krtık donemde verimesi gerekirken
Baldan sora ve kışın verilmekte
Buda arıları yorarak olümüne sabep olmaktadır
Bloglara ve sitelere baktığımızda Görülen
kovanların büyük bir ksımında bal yok bal kemeri yok güçlü değil
Besleme hataları gorulmekte
Bal yok mevcut yok polen yok
Sonrada arı yumurta atmıyor gelişmiyor diye bağırmalar oluyor
Bazende fatura arı ırkına kesiliyor
İş arıda değil arıcıdadır
Arıcı başarısızlık durumunda faturayı kendien kesmelidir
Arıcılarımızın bir kısmı kuluçkalıktaki balı tümden alıyor
arı aç kalıyor arı gelişmiyor arı sönüyor
Kovanlar sanki mecburmuş gibi mahsus parçalanıyor bölünüyor zayıflatıyor
Bunun sonucu bal vermeyi bırakalım arı kendi balını çıkaramıyor
Ülkemiz arı ölümleri sebepleri genelde 3 tanedir

1-kovanlarda açlık ve bal azlığı
2-varoa
3-yanlış ve bölgeye uymayan arı ırkı kullanmak
Besleme konusunda arılarda besleme videosu çök iyi bir örnek


VAROA MUCADELESİ

Ülkemzide düzenli bir varoa mucadelesi yok
bir arıcı iyi mucadele yaparken diğerş yapmadığından sonuç hursan oluyor
gezginci arıcılık
karakovan işleri
bir bölgeye dişardan gelen arıcılar
bir bölgeye çokca gelen arı sayısı
varolayı tetikliyor
ülkemizde her yıl bir sürü kovan varoadan sönüyor


ARIALRI SIKIŞTIRMAK

ülkemiz dışında diğer ülkelerdeki bloglara bakınız
Asla bölme tahtası
bezle sarma sıkıştırma göremezsiniz çünkü yoktur
neden yoktur çünkü zayıf arı bulundurmazlar
Hepimizin bildiği gibi arı güçlü ise balı var ise sıkıştırmaya ve bezle sarmaya gerek yoktur
Fakat arı zayıf bırakılmışsa balı yoksa sıkıştırmaktan başka çare yoktur
Sıkıştırma yapılmazsa bal sarfıyatı çok olacak yavru atışı azalacaktır
Esas mesele arı bu hale neden gelmiştir mevcudu neden zayıftırtir
Bunun cevabını bulmak lazım
Zayıf arıalrla uğraşacağımıza arıalrı güçlü buluduralım
sonbaharda 3 çıta 4 çıta arı ile kışıa girdiniz arı ölmedi kıştan çıktınız
bu arı 2010 da bize ne verebilir
bal yapması imkansız gibi bir şey
arı gelişmeyince akla gelen ilk iş takviye vermek olacak
bu dongu böyel devam edip duracak
bu hatalar bizede maalesef musallat oldu bir türlü kurtulamıyoruz
bu uygulama hatalarını 2010 da tekrarlamamak niyetindeyiz
Arılara takviye ne zaman verirlir ne zaman verilemez
Arıları bala hazırlıyorsak kovanlar arası takviye verilmez
Takviye verilirse bal hazırlanan kovana çelme takılmış olur
Takviye işlemi ne zaman yapılabilir
Bal sezonu bitmiş ise
zayıf arılara
Oğul döneminde arı güçlü ise arı oğula gitmesin diye
Arı güçlü ise kovana sığmayacak derecede ise bal dönemide değilse
zayıflatmak amacıyle
sonbaharda zayıf arıları kurtarmak amacıyle
takviye verilebilir
destek koloni sistemi ile bal alınacaksa uygulacaksa
kapalı arı alınıp verilir
esas mesele kapalı verilecek arı neden gelişmemiştir
sorun nerededir bunu bulmak lazımdır
zayıf arıda problem var ise kapalı arı vermekle sorun bitmez
zayıf arıda
ana arıda
çıtalarda
veya besin durumunda problem var sayalım
kapalı arıyı güçlü arıdan aldık zayıfa verdik
bu arı çıktı ömrünü tamamladı öldü
zayıf arıda problem devam ediyorsa
verdiğimiz kapalı arıda boşa gitti demektir
özetleyecek olursak
bu uygulama hatalarını çözersek
arı ölümleri yaşanmayacak
bal verimi yükselecektır
her şey yoluna girecektir

05 Ekim 2009 Pazartesi

ANA URETIM CALISMALARI

2009'DA ana uretim calismalarina hizla devam ettim ana arilari yenileyip yedekleri hazirladik turkiyeden gelen inci ciftlestirme kutulari isimizi gordu bu sene jenter aparati ise gorulmeye deger isler yapti .
cok kaliteli memeler yetisti goruldugu gibi zaiat 0 demek mumkun % 100 uretim yoktur derler ama oldu
bu memeler ilk deneme yaptigim turdan az denemistik ve iyi sonuc almistim .
ciftli ana ciftlestirme kutulari turkiyeden getirdim isimizi gorduler gelecek sene 3 cerceveli nukleus kovanlar alip analari kisa ve bahara yetistirme dusuncesindeyim .
1.turdan cikan ve ciftlesim cok guzel yumurta atan italyan melezi ana arim .
ana besleme kovani ik katliydi bir kata sikistirip ortayi birgun evel bos biraktimki orta yeni cikan yavru kaynasin
sezon olmasina ramen 4 gun bala yaptigim surupla besledim analarin kalitesini cok etkiliyor diyebilirim .

03 Ekim 2009 Cumartesi

2009 ANA ARI URETIM CALISMALARIMIZ





30 Eylül 2009 Çarşamba

GÜÇLÜ ARI =YÜKSEK BAL VERİMİ

Bilindiği üzere
Ülkemizin bal verimi düşük
Buda ülkemize yakışmıyor
Bunu sebebi düşünüldüğünde 2 nedene dayanıyor
1-uygulama hataları
2-güçlü arıyle çalışmamak

arıcılıkta önemli olan arının kışı çıkarması değil
sezonda bal vermesidir
bal yapamayan arı kışı çıkarsa ne onemi olacaktır

Arılarda güç kavramı çok önemli
Zayıf arılar her zaman sıkıntı yaratırlar
Zayıf arılarda ilk akla gelen
kapalı arı alıp takviye vermektir
Bu bala hazırlanan kovandan takviye alınarak kovanın zayıflamasına
Takviye verilen kovanında hiçbir işine yaramamasıan sebep olur
Bu işlem sezon başında sorun yaratırken
Sezon sonundada arıları zayıflatıp kışı çıkaramamasına sebep olur
Kıştan zayıf çıkan arılar
Ana arıda ve kovanda problem olmadığı halde
gerekli gelişim gösteremediği gibi
Balda veremezler
O yıl ancak kendini toparlayabilirler
İşin özü zaten zayıf kovanlar sezon başlamadan o yıl sezonu kapatmışlardır
Yurt dışındaki blogları incelediğimizde
Genelde 2 şey görürüz

1-5 çıtanın altındaki kovanlar birleştirir bizde tam tersi yapılır
Katı aldıktan sonra arıyı zayıflatmak bölmek için elden ne geliyorsa çaba gösterilir
Bizde neden birleştirilmez.bu belli değildir

2-bu ülkelerde arılar kışa güçlü sokulur.
bu nedenle ne bölme tahtasına nede arıların sarılmasına gerek duyulmaz
Bizde ise arılar bölünerek bölme tahtası ile ve bezle sarılarak alan iyice daraltılır
Gelenek arıcılığında olduğu gibi birde rüşete alınır
bu uygulama hatası bizede musallat oldu
bir türlü kurtulamıyoruz
Hem arı zayıflatılır sonrada kıştan çıkarmak için elden gelen her şey yapılır
Zyıf olduğundan arı gerekli balı sağlayamadığından
Kışın kek ve başka gıdalar vermek zorunda kalınır
Buda arının idam fermani olur
Kazara arı olemden kışı çıkarsa
Genedöngü devam eder
Kapalı arı takviye ver sezonu boş kapa
Sonuçta arıcı bir türelü bal dönemine arıyı hazırlayamaz
Buna olumsuz iklim koşullarıda eklenince bal alamaz
Arıcının burada yapacağı tek şey kalmıştır
Mazeret üretmek sucu başka alana yüklemektir
Mazrete hazırdır
Bal inşallah seneye olacaktır
Gelecek seney sözü hiçbir zaman bitmez
Oysa ülkemizin bal verimi yıllardır bu sebepten düşmektedir
Teşhis konmuştur
Sezon kısa geçmiştir arıcı arıyı bala hazırlayamamıştır
Kısacası
Arıcı arıcılığı yapacak kadar bilgiye sahiptir
Ancak ortada uygulama hatası mevcuttur
Bu nedenle bu sezon zayıf arıları birleştirelim
Yeni Sezona güçlü başlayalım

28 Eylül 2009 Pazartesi

MUĞLA ARI YETİŞTİRİCİLERİ VE BAŞKANLARI ZİYA BEYİN ANLAMLI DAVRANIŞLARI

Muğla ilimiz sınırları içerisinde arı yüklü bir tırın uçuruma düştüğünü az önce haberlerde izledim. Tüylerim diken diken izlediğim görüntüleri izlerken sanki olayın sahibi olarak kendimi görür gibi oldum. Gece yolculukları ve bu sırada yorgunluk hepimizce malumdur. Hepimizin başına gelebilecek olan olan arı nakli kazalarının arıcı arkadaşlardan uzak olması temennisi ile.
Muğla ili arıcılarının ve başkanlarının olay yerinde anlamlı davranışları ise üzücü olayın sonucunda yapılabilecek en doğru hareketti. İvedilikle kendilerine görev sayan ve yardımda bulunan arkadaşları tebrik ediyor. Başkan Ziya beyin çalışmalarında sonsuz başarılar diliyorum.
Yalçın SEZER

22 Eylül 2009 Salı

ÇAMOLUK BAL FESTİVALİNDEN

2009 çamoluk bal festivalinde ikinci olan 5 nolu balımız.

ARICILIK VE KONULAR

IRKLAR
Ülkemizde arıların temeli her bölgeye dağıtılması sonucu Muğla ve kafkasa dayanıyor
Orjini bu 2 arıdır
Ülkemizin yerli arıları Kafkas ve yerli denen Anadolu arısıdır
Fakat her bölgedede Kafkas arısı olmaz olsada randıman vermez
İtalyan karnıol ve diğer ırklar ilim adamlarımızın değimiyle ülkemize dışardan getirilen arılardır.
Muğla arısının temelindede İtalyan arısı baskındır
Artvinden zonguldağa kadar kafkas arısının alanıdır
Ve geçit bolgeler anadolu arısı ve ekotipleridir bölgesidir
Karadenizde Kafkas
Eğede ıtalyan ve Muğla
Akdenizde Suriye Kıbrıs arısı
İç Anadolu Anadolu arısı ekotipler baskındır
Gezginci arıcılık başlamadan her bölgedeekotipler mevcut idi daha sonra bunlar kaybolmuştur
Bız saece yorum yapıyoruz gerçeği araştırma yapacak olan ilim adamaları bilir
her arıcı arıları seçerek kendi bölgesinin arısı kullanması iyidir
Eğer mutlaka kullanaıalcaksa bir ırkın safı alınarak f1 olarak kullanılmalıdır
F2 ve f3 kadar gelindiğinde bozulma olmaktadır
Hemen ana değişimi yapılmalıdır
Her arıcı arı ırklarını deneyerek bölgeye uyup uymadığını denemelidir
Randıman vermedi ise yok etmelidir.randıman vermeyen ırkta israrda mana yoktur
Bir bölgede çok miktarda arı girişi var ise orada arıcının arı ırkını koruması zordur

ARICILIKTA BİLGİ
Arıcılıkta bilgi çök önemlidir
Her arıcı yeterli bilgiye sahiptir anacak ülkemiz arıcıları acilen bir eğitime alınmalıdır
Bunda bende dahilim yaptığım gözlemde bir çok arıcı ne yapacağını nasıl bal alacağını kovanı nasıl besleyeceğı konusunda fazla bilgili değil bu nedenle konferans ve bilgiye muhtacız
Hiçbir arıcı ben her şeyi bilirim demesin ilmin sonu öğrenmenin yaşı yoktur
Her arıcıda her şeyi bilmemez
Daha öğreneceğimzi çok şey var
Arıcılkta başarı bilgiya bağlıdır

ANA ARI
Her arıcı ana arısı kendi üretmelidir
Gerektiğinde dışardan anada alınabilir
Ana arı uretcileriyle irtibatta olmalıdır
Profesyonel anlamada ana arı uretilecekse sadece bu işin yapılması ana arı kelitesi ve randıman açısından onemlidir

GELİŞİM
Arılarda gelişim 2 olaya bağlıdır ana arı ve kovanın durumu
Bu 2 unsur tam değilse arı gelişmez
Yandan verilen takviyede işe yaramaz görünüyor
Hem takviye alınan hem verilen kovana fayda sağlayamaz

BESLEME
Arılarda besleme konusu çök önemlidir
Beslmede arıları beslemekten ziyade
Hangi mevsimde hangi beslmenin yapılacağı önemlidir
Beslme iklime ve hava durumuna göre değişiklik gösterir bu yuzden besleme şeklide değişir
Arı için en uygun besleme şekli içten beslemedir ve çanta şurupluktur buda her zaman kullanılmaz
GEZGİNCİ ARICILIK
Gezginci arıcılk bir zorunluluktur gereklidir
Fakat ülkemizde gezginci arıcılk randımanlı yapılmamaktadır
En önemlisi gezginci arıcılk yapılırken arıcı arılarını gidilen bölgeye taşımakta
Dönüşte o bölgenin arısı bulunduğu bölgeye getirmektedir buda arıların karışmasına sebep olmaktadır
her arıcı sezon sonu ana değişim yapmalıdır

KARAKOVAN
Karakovan bir nostaljidir bölgemizde moder kovana geçmeden yapılan arıcılığın adıdır
Karakovanlarda kontrol yeterli derecede olmadığından hem bal kaybı hem varoa çok olmaktadır çoğu karakovan ağaç uzerinde kendi haline terkedilmiştir
Her şeye rağmen karakovancılık hoş bir güzelliktir

VAROA
Varoa tüm arıcıların başının belasıdır
Varoa çok arının olduğu yerde gezginci arıcılığın bol olduğu yerde çok olduğu görülmüştür
Bölgemizde her yıl varoadan arı sonmeleri az değildir
Kışa kadar ve ortak mucadele sarttır
KESİNLER
Arıcılkta bu boylerdi şu şöyledir demek çok zordur
Bu nedenle bu hitaplardan kaçınıyoruz
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu zaman gösterecektir
devam edecek…………

20 Eylül 2009 Pazar

Bayraminiz Mubarek olsun

Tum islam aleminin Bayrami mubarek olsun.
insallah nice Bayram'lara