13 Ağustos 2011 Cumartesi

1 Ağustos 2011 Pazartesi

HAYIRLI RAMAZANLAR


Merhaba degerli arici arkadaslar 2010-2011 donemini kapatmis bulunuyoruz 2 hasatimizida yaptik bu senenin bereketli bir sene gectigini soylememiz mumkun allah tum arici arkadaslara bol bol kazanc versin
2 hasat 28 temuz cekilmis bir resim gecen akasya hasadini yaptigimiz vakit geriye verdigimiz 2 bos cerceve yeri boyle islenmis

ciciek bali ve dogal islenmis petek

19 Haziran 2011 Pazar

2. DONEM SEZONU DEVAM EDIYOR

Selam degerli arici arkadaslar bilindigi uzere yaz doneminin ortasindayiz ve sicaklarin zirveye ulastigi harman denilen sezonun kapisindayiz ,aricilikta tarimciligin bir dali oldugundan bizde harmanimizi harman etmekteyiz 1. donemin ballari suzuldu ve ikinci bal toplama donemi icindeyiz onuda 25 temuz yapmayi dusunuyoruz simdiye kadar cok iyi bir sezon gectigini soylememiz mumkun ikinci donem biraz sicak ama her taraf cicekle doldu mayis ayi ve haziranin ilk onbesi yagmurlu gecmesinden cicek cok bu vesileylede balin bol olmasini diliyoruz.
1. donem akasya ballarini suzme sirasinda bir goruntu .
bugday tarlalari ogul cikmis gibi uvultulu ari basmis her koseyi hektarlarca mavi bu cicekle kaplanmis
ve kendim calistigim sera 500 metrkare domates bizim belediyede iki senedir domates festivali duzenleniyor nedeni ise kosovanin tum domateslerinin burda uretilmesi yani kosovanin domates hambari diyebiliriz bu gunlerde hasat asliyor renk almaya basladi domatesler.

12 Haziran 2011 Pazar

HASAT 2011


Merhaba degerli degerli ari bakicilari ve arkadaslar paylasimlarimiz kisitli oldugundan ancak onemli konulari paylasmaya firsatimiz oluyor bu sezonun isinden olsa gerek .
3-4 katli olan kovanlarimiz balliklarinda 9 cerceveli veriyoruz aslinda standardi 10 cerceveli ama balliklari 9 cerceve verdigimiz zaman daha fazla bal almaktalar nitekim elimdeki cerceveler biri 3.5 kg ikisi 7 kg brut agirligi bal ise 5.800 kg bulunmakta 9 cerceveli baligin faydasi bununla birmiyor makinedende sirlari cok daha iyi temizlenmis oluyor .
Bu sene daha yogun bir bal sezonu gecirdik haliyle petekler cerceveleri asmis oldu koloni basi ortalamasi nekadar gelir bilemiyorum ama cogu kovandan 1. sagimda 30 -40 kg saim yapmaktayiz tabi saf AKASYA balindan .

6 Mayıs 2011 Cuma

MAKEDONYA ZIYARETIMIZ



calisma sahasi ve kosovali aricilarin ilgisi
ari islah calismasinda bir uygulamayi anlati PIN metod diyorlar buna 5x5 capinda bir semada ari yavrularini cikararak % kac renk farkliligi olduguna bakiliyor bu metodla mesela 100 arinin kaci siyah kaci sari ve karisik renkli onu kaydini yapiyorlar.
Uskup taraimcilik universitesi dekani kosova aricilari heyetini karsiladi ve ellerinden gelen destegi vermeye hazir olduklarini soylediler

13 Nisan 2011 Çarşamba

NISAN KARI YAGDI

Havalarin cok guzel gitigi nisan ayini bugun yagan kar bozdu havalar 25 c derecelerde seyrederken bugun birden oyle bir kar yagdiki bu ayda bu kar olmadi tum meyveler cicek acti hersey yaza hazirlanirken birden degisti ne yapalim elimizden birsey gelmiyor hayirlsi diyelim bosuna demiyor eskiler burasi balkan havasi ne olacagi belli olmaz .

16 Mart 2011 Çarşamba

paylaşım

ARICILARA UYARI. ..Dr. Dizdar, “Nişasta bazlı şeker insan vücudu için uygun değil. Fruktoz tüketildiğinde insülin salgısını uyarmıyor, yüksek seviyelere çıkıyor kanda ve arkasından yağa dönüşerek depolanıyor. Bu yağa dönüşerek depolanma özellik...le iç organlarda meydana geliyor” derken şöyle devam etti: “Fruktozun pankreas kanseriyle ilişkilendirilebileceğine dair çok iyi dizayn edilmiş çalışmalar var. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü bunları halkın erişimine açmış. Fruktoz bazlı şekerden toplum olarak uzak durmamız gerekiyor. Endüstrinin endişesi daha ucuza mâl etme, bozulmama, tüketim konusunda doyma hissini uyarmadığı için daha çok satma gibi avantajları var. Bunlardan vazgeçerek ürünleri sağlık açısından daha uygun hale getirmeli. Bizim ülkemizde insanlara verilen değer belli GDO hakkında uyarı verilmesine rağmen, soyanın hayvan yemi olarak ithalati serbest bırakıldı. Kotanın yüzde 15 olması gibi bir durum olma konusunda diyebileceğimiz bir iey yok. Bakanlıklar bu kadar bilimsel veri olmasına rağmen denetim yapmalı. Nişasta bazlı şekerin kullanılması konusunda uyarılar yapılması gerekiyor. Hazır ürünlerden uzak durulmalı. Meşrubatlardan, bisküvilerden, çikolatalardan uzak durulmalı Bir ABD şirketice GDO LU(GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ) mısırdan üretilen arı şekeri ve keki tüm Zıraat Odaları aracılığı ile arıcılara ilkbahar ve sonbahar bakımı için satılmaktadır.Adı geçen nişastadan üretilen Fruktoz şekerinin arılarca bala ,oradan insana geçmektedir.İnsanlarda pankreas kanserine yol açtığı belirtilmektedir.Amerikada da arılara nişasta bazlı şeker verilmekte ancak şekerden Fruktoz ayıklanarak sadeece glikoz şekeri verilmekte.Bizim insanımıza aynı ülkece üretilen Glikoz ve fruktoz karışımı şeker layık görülmekte.İnsanımız kanser olunca kanser ilaçları da onlarca satılmakta.İki taraflı cüz anlıyacağımıza göre. Arıcılarımızın ilk ve sonbahar bakımı için mutlaka şeker pancarından üretilen çay şekeri şurubu ile beslemeleri gerekmektedir. Devamını Gör
Ekleyen: Yaşar A. Karakaya

13 Şubat 2011 Pazar

ARICILIKTA BAŞARI İÇİN TEMEL PRENSİPLER

Arıcılığa heves edenler, yeni başlayanlar, dostlar, arkadaşlar sıklıkla sorarlar: Hocam arıcılıkta başarılı olmak için neler yapmalıyız, nasıl çalışmalı nelere dikkat etmeliyiz?Tabi bir kitaplık sorulara bir cümlelik cevaplar istenir.Madem öyle bizde arıcılığa temel ilke olabilecek bazı prensiplerimizi sıralayalım.Bu yazdıklarımıza elbette ilave dilebilecek görüşler olabilir.Bu kadarı bile bizi arıcılıkta sıra dışı arıcılar arasına dahil etmeye yeter. Yeter ki, biz bunları aksatmadan uygulayalım.
1- Güçlü kolonilerle çalışılmalıdır.
2- Genç analar ile çalışılmalı, iki yılda bir analar değiştirilmelidir.
3- Hiç aksatmadan sürdürülen bir varrova mücadelesi olmalıdır.
4- İlk bahar ve sonbahar beslenmesine dikkat edilmelidir.
5- Kolonileri nemden, rüzgar ve açlıktan korumalıdır.
6- Yörenin kendi arısıyla çalışılmalıdır.
7- Oğullar dala çıkarılmamalıdır.
8- Arılar bölme yoluyla çoğaltılmalıdır.
9- Tıpkı varrova mücadelesi gibi eşek arısı mücadelesi de kesintisiz sürdürülmelidir.
10- Her yıl ihtiyacın kadar kullanabileceğiniz hazır kabartılmış peteğiniz olsun.
11- Başka arılığa ait malzemeler kullanılmamalıdır.
12- Oğul mevsiminde her altı günde mevcut çıtaların tamamı kontrol edilmelidir.
13- Arıcı ana arılarını kendisi üretmelidir.
14- Arıcı tertip ve düzene dikkat etmeli, ayrıca kullandığı araç ve gereçleri sıklıkla temizlemelidir.
15- Arıcı sürekli kendini geliştirmek için okumalıdır. Mevsimsel işler için özel okumalar yapmalı. Mesela: oğul zamanı oğulla ilgili yazılanları okuyarak kendisini bekleyen yeni duruma karşı donanımlı bulundurmalıdır.
16- Arıcı ihtimal dahilinde bulunan her türlü aksilik için önceden tedbirler almış olmalıdır.
17- Arıcı meteorolojik bültenleri iyi takip etmelidir.Güzel havalarda yapılacak işler ertelenmemelidir.Yarın ya da diğer gün şu an var olan güzel hava olmayabilir. Arıcılıkta seri hareket başarının önemli kurallarından birisidir.
18- Arı hastalıklarına karşı hazırlıklı olmak gerekir.Hastalıkları tanımak,ilaçlarını hazır bulundurmak gerekir. Hastalılarda mücadelede öncelikli olarak balda, petekte kalıntı bırakmayan türleri tercih edilmelidir.
19- Arılığınızın bir yerinde anti histamik ilaçlarını bulundurunuz. Size olmasa bile bir kazazedeye(arı tarafından sokulan kimseye) gerekebilir.
20- Arıcılığı sevmiyorsanız kazanç sağlamak amacıyla arıcılık yapılmamalıdır.

12 Şubat 2011 Cumartesi

KOLONİ KAYIT KARTI



hem pratik hem kullanışlı
bir koloni kartına ihtiyacımız var
bir koloni kartında

1-ay ay arının çıta durumu bilinebilmeli
2-hangi tarihte besleme yapıldiği belli olmalı
3-hangi tarihte varoa ilaçlaması yapıldığı belli olmalı
4-takviye verildimi belli olmalı
5-ana arının yaşı yılı belli olmalı
6-ana arıyı kendimizmi ürettik yoksa dişardan mı aldık belli olmalı
7-arı takviye ilemi yoksa takviyesiz normal yollamı gelişti bilinebilmeli
velhasıl herteülü bilgi buraya yazılmalı
iset bilgisayara kayıt ister bilgisayardan çıkarılarak
arıların yanında not tutulabilmeli

koloni kartı öyle olmalıki
arıcı evden bilgisayara baktığı zaman
koloni kartına baktığı zaman

kovanda kaç çıta var
kaç çıta ballı kaç çıta yavruludur
kovanın içini tahmin edebilmeli

sanal ortamda bir sürü koloni kartı yayınlamış
buda onlardan biri
eskiklikler varsa tamamlayalım

24 Ocak 2011 Pazartesi

ARICILIKTA EMPATİ

Bir zamanlar dillere pelesenk olmuş bir söz vardı: “Önce insanım sonra gazeteci”.Evet bizler önce insanız,sonra arıcı.Dünyayı bir canlı olarak arıyla ortak paylaşıyoruz.Arılar hayatları sürdürmek ve nesillerini devam ettirmek için bir yığın gayret gösterir , çaba harcarlar.Bizlerde onların bu haklı gayretlerini biraz da istismar ederek faydalanmak için çaba sarf ederiz.Bir çok faydalar da temin ettiğimiz için arıcıyız.Bu yönüyle baktığımızda arıya minnet borçluyuz. Tabi arıya minnet edilemez asıl minnet ve teşekkür, arının eliyle bize arıdan elde edilen ürünleri yediren,Rabbimize olmalıdır. Arı kendisine yüklenen proğramı icra ederken, aslında bize proğramcısından haber veriyor.Arıya bu yönüyle bakıp bol bol tefekkür edilmelidir.
Dedik ya önce insanız. Arı ilişkilerimizi de insani temeller üzerine oturtmalı,empati kurarak onlara muamele etmeliyiz.Nihayetinde bir böcek deyip ezip geçmemeliyiz.Onlarında bir canlı olduğunu, bu dünyada eceliyle ölünceye kadar yaşamaya hakkının olduğunu asla hatırımızdan çıkarmamalıyız.Arılar bize Allah’ın emaneti. Onlara titizlikle korunması gereken bir emanet gözüyle bakmamız gerekir. İhtiyaçlarını eksiksiz gidermeli, hastalıklarında ya da bir sorunla karşılaştıklarında umursamaz tavırlar sergilemek emanete hıyanet olacağı gibi insani anlayış ve yaklaşımlara da terstir.
Onlarında kendi dünyalarında mutlu olamaya,geleceklerinden endişe etmeden yaşamaya hakları var.Onlarında bir aile düzenleri ve yavruları var.Onlarda acıkır ve susarlar, hastalanırlar. Yağmaya uğrar muzır böcek ve asalakların tehdidine maruz kalırlar.Bu durumlarda hemen insani sorumluluk anlayışımızla meseleye yaklaşıp gerekli müdahaleleri geciktirmeden yapmamız gerekir.
Arıya bu dünyayı birlikte paylaştığımız bir canlı, Allah tarafından bizim sorumluluğumuza verilmiş bir emanet nazarıyla yaklaştığımızda sanırım emanete hıyanet etmeden gerekeni yapacağımızı düşünüyorum.Arılarla ilişkilerimizde empati , heriki taraf içinde hayırlı neticeler verecektir. Yanılıyor muyum?

23 Ocak 2011 Pazar

ANA ARIDAKİ ESRARENGİZ GÜÇ NEYİ İŞARET EDİYOR?

Ana arı, her koloninin neslini devam ettiren esrarengiz bir varlık.
Günlük üç yüz ila üç bin kadar yumurtayı petek gözlerine bırakan ana arı,bütün fizik kurallarını alt üst eden bir performans sergilemektedir.
Ana arını fiziki görünümü işçi arılardan biraz daha iri bir görünüme sahiptir.Her kolonide bir tane bulunan ana arı,arı sütüyle beslenerek ortalama altı yıl yaşayabilmektedir.Kovan yönetiminde de söz sahibi olan bu minik canlının etrafında her zaman hizmetinde olan bir grup işçi arı vardır.Onun bakımı, beslenmesi, güvenliği işçi arılardan sorumludur.Ana arıyı kolonideki arılar seçerken koloni yönetimi ana arıya aittir.İşçi arılar beğenmedikleri ana arıyı görevden alarak yerine yenisini ikame derler. Bu yönüyle demokratik bir yapıya da sahip olan arı ailesinde sırlı, hikmet dolu binlerce hadiseden ana arı ile ilgili bir değerlendirmemizi taktirlerinize sunmak istiyoruz.
Bilimsel kaynaklar namı diğer kraliçe arının her gün kendi ağırlığından fazla yumurtayı yumurtlayarak petek gözlerine bıraktığını belirtmektedirler.İlk bakışta çok normal bir durummuş gibi görünse de yakından bakıldığında akıllara durgunluk veren durumlar ortaya çıkmaktadır.Bunun ne demek olduğunu şöyle bir örnekle ifade edelim. 80 kg ağırlığındaki bir insan her gün muntazam olarak en az 80 kg ağırlığındaki bir maddeyi vücudundan çıkararak bir yerlere yerleştiriyor.Zaten kişi 80 kg ağırlığında.. 80 kg da madde çıkarttı.Bizler bir ünite kan verdiğimizde hemen yerimizden kalkamıyoruz. Bir müddet istirahat ettikten sonra anacak normale dönebiliyoruz.:Hiç performansında eksilme göstermeksizin ertesi gün yine, daha ertesi gün tekrar devam eden bir faaliyet. .Bu bir ömür devam etse ortada ne fizik kuralı ne kimya kural kalır.Ana arının yumurta performansı aynen bu örnekte olduğu gibidir.Bir ömür boyu petek gözlerini tek tek dolaşarak gece gündüz yumurta atar..Ana arının etine budu ne? Alt tarafi bir arı işte.
Bir yıllık yumurtasını bir araya toplama şansımız olsa ana arının en az 300 katı büyüklüğünde bir kütlenin birikintisini göreceğiz ki, bu ana arının cüssesini 300 ile çarpmak demektir.Bu ne muazzam güçtür. Ne müthiş performanstır. Ana arı nereden alır bu gücü? Kim sağlar ona bu kadar enerjiyi? Nerden gelir bu değirmenin suyu?
Ömründe yalnızca bir kez çiftleşme uçuşuna çıkan bu yumurta fabrikası minik kuş,programlandığı şekilde programını icra ederken programcısını bize haber vermektedir.Gören gözlere Kainatın Sultanı’ndan getirdiği mesajları sunmaktadır.

18 Ocak 2011 Salı

ARILARDA İLETİŞİM

Arıların kendi aralarında iletişim kurdukları bir dilleri vardır.Adeta bilinçli varlıklar gibi hareketler yaparlar, içinde yaşadığı hayat alnını değerlendirirler ve son derece yetkin kararlar alabilirler.Bu yönleriyle diğer bütün hayvanlardan daha farklı olduklarını ortaya koyarlar.
Arıların kovana taşınması gereken nektarın yeri ve niteliği konusunda diğer bireylere haber aktardıkları1973 yılından beri net olarak bilinmektedir.Avusturyalı zoolog Karl von Frich, arıların bu özel iletişimi keşfi yapan arının , kovan içinde özel bir uçuşla sağladığını ortaya koymuş bu çalışmasıyla 1973 yılında Nobel ödülü kazanmıştır.Kovanın yakınındaki bir nektar bölgesinin varlığının anlaşılmasından kısa bir süre sonra,dakikalar içinde diğer bireylerin oraya akın akın geldiği görülür.Diğer arıların bu bölgeye yönelmesi bölgeyi keşfeden ilk arının diğer arılara bilgi aktarması ile oluşmuştur. Bu bilgi aktarma işi arının kovan içinde yaptığı bir takım titreşim hareketleridir. Kimi uzmanlar bu titreşim hareketine arı dansı da derler.
Nektar bölgesinin kovana yakınlığı veya uzaklığına göre , keşfi yapıp bilgiyi aktaracak olan arının dans hareketleri değişiklik gösterir.Yakın için yapılan hareket ile uzak için yapılan hareket aynı değildir.Yakın için dairesel hareketler görülürken uzak için 8 şekilli hareketler görülmektedir.dansçı arı bu hareketlerine ilave olarak düz uçuşlar da yapar.Bu dans hem yiyeceğin ne kadar uzakta olduğu hem de onu bulmak için hangi yöne uçulması gerektiği konusunda bilgiler içerir.Yiyeceğin uzaklığı dansın temposuyla anlatılır. Yakındaki besin kaynağı için hızlı, uzak için ise daha yavaştır.Arının kendini sağa sola salladığı düz uçuş sırasındaki yönü ise çiçek özünün yerini belirtir.
Esas ilginç olan bu haberleşme sistemi değil.Ondan daha gizemli olanı ise keşifçi arının diğer arkadaşlarına bilgi aktardığı yer, ne nektar bölgesinin ne de güneşin görülemediği karanlık kovan içidir.Güneş arıların pusulasıdır.Karanlık bir zeminde güneşin açısına dayalı tarifler yapılmaktadır.Petekler kovan içine düşey konumda dizilmişlerdir.Bilgi aktaran arı bu düşey zeminde karanlık içinde diğer arkadaşlarına yatay düzlemsel bir bölgeye ait anlatımlar yapmaktadır.Bilgiyi alan arılar, yiyeceğe ulaşmak için dışarı çıktıklarında aldıkları bilgileri yeni ortama uyarlarlar.Yine bu uyarlamanın nasıl yapılacağına , güneşe göre hangi açıya göre uçulacağı keşifçi arı tarafından kovan içi dans hareketiyle herkesin anlayacağı şekilde anlatılır.Bilgiyi alan arılar adeta otomatiğe bağlanmış bir uçak gibi asıl gitmesi gereken yere hatasız olarak ulaşırlar.Bal özünü toplayıp kovan içinde kendilerini bekleyen işçi arılara teslim ederler.
Aslında bütün bu anlattıklarımız ne akıl nede idrak işidir. Yalnızca Yüce Yaratıcı tarafından yüklenen bir programın icrasıdır.Yoksa akıllı insanların, arıcılık üzerinde çalışarak Nobel ödülü kazanmış profesörlerin yapamayacakları harika ürünleri arıların akıl ve idrakleriyle yaptıklarını iddia etmek bir anda arıları profesörlere öğretmen yapar ki sanırım hiçbir kimse bu saçmalığı kabul etmek istemez.Demek ki Allah arı gibi bir böceğin aliyle bize bal gibi arı sütü gibi leziz ve eşsiz nimetleri ikram ediyor.

aricilar icin chat penceresi